23.11.2007

olmakla olmamak arasında kalmak sanırım en zoru.olmalı mı olmamalı mı diye kendi kendini yemek..olsa evet güzel olurdu. ama olmasa belki daha iyi olur.. tam bir kararsızlık durumu..
en zoru aslında kararsız kalmak.bir de karar verme yetkisine sahip olmamak.istediğin an kapıdan girip istediğin an çıkabilmek en büyük güç.ama nedense bu gücü kendimde bulmadım hiç!hep başkasındaydı güç.yine mi böyle olmak zorunda???bende mi problem acaba???bu kadar tesadüf olmaz değil mi???

11.11.2007

everybody hurts
sometimes
everybody cries

3.11.2007

dip

sadece havanın soğuması ya da günlerin karanlık olması değil içimi karartan...biliyorum biliyorum ama paylaşmaya cesaretim yok...ya da beni cesaretlendirecek bir paylaşımcım...
dipteyim yine....
daha da derin var mıdır bilmiyorum...
sadece yapılması gerekenler yapılsın...
sadece söylenmesi gerekenler söylensin...
sonrası önemli değil ki...
sadece...

31.10.2007

--kendimi kötü hissediyorum.
--hissetme gereksiz bu düşünce.
--ama elimde değil.
--tamam,ben de hissettim.ama geçer.
--peki bekleyeyim mi??
--evet.

30.10.2007

peki ruhu bulanırken insan ne yapmalı????daha da bulandırmalı ruhunu!!bunun için birebir çözüm:yeniden hönkürerek babam ve oğlumu seyretmekti galiba.yaptım mı???evet!!hönkürdüm mü???hem de en başından en sonuna kadar!!!
ruh bulantısından kusmak üzere olmak da ne acaip bi durumdur. insanın ruhu bulanır mı???bilmem;benimki bulandı sanırım.nedense ruhumu bulandıran kişilerden uzak durmak isterim ancak elimde değildir bu uzak durma durumu..eh o zaman yakın duralım desen o daha da bulandırır ruhunu....

29.10.2007

h..
--bu çok hızlı oldu.
--evet benim için bile hızlı.
--düşün o zaman benim için ne kadar hızlı??
--boşver düşünme..
--peki , öyle yapıyorum zaten.